Dust of the Dusts V

Fernak Hondil “the wanderer”

 

Akara kültürü bölgeyi anlayan ve onun parçası olan rava halkı üzerinden derlenir. Bölgede yaşayan diğer topluluklardan özellikle Atselhuk imparatorluğu çok zengin bir kültüre sahip olsa da çölü anlamak istiyorsanız bir kervana katılıp hikayelerini dinlemeniz gerekir. Bir Rauni’nin ağzından duyacağınız sözler bizzat çölün rüzgarlarının taşıdığı hikayelerdir.

Akara’da ayak aşılmamış kum tepesi, içilmemiş vaha suyu bırakmamış bu ırk, sazıyla sözüyle Akara’nın hikayesini anlatır. Genelde eşsiz kültürel öğeleriyle değil kötü şöhretleri ile tanınırlar. Rava halkı hırsız, yolsuz, nankör olarak bilinir. İyi pazarlık etmeyi bilmiyorsanız tüccarları sizden ruhunuzu bile uygun bir fiyata alabilir. En usta kaçakçılar, en acımasız katiller bu halk arasından çıkar. Tüm bu ünvanlarına rağmen birde onlara ters gider ve canlarını sıkarsanız birde üzerinize lanetler salarlar.

Dış topraklardan bakınca bu şekilde tanınan Rava halkı, haklarında söylenen bir çok genellemeye uyar niteliktedir. Çölün zor hayatı ve göçebeliğin nesillerdir tüm düşünce yapılarına işlemiş olmasından ötürü şehirde güvenle ve yerinde yaşayan bir insanlara göre çok farklıdırlar. Kültürleri bu şartlar ile birlikte şekillenmiştir. Onlar çölün zorluklarına direnmemişlerdir. Belki çölde başka bir hayatta kalma çaresi olmaması onları bu yola sürüklemiştir. Belki de bu sadece bir seçimdir, tanrıçalarının onlara sunduğu bir seçim. Rava ırkının düşünce şeklini yargılamadan önce mutlaka bilinmesi gereken şey Akara’da çaba nafiledir, bu kumların üzerinde hiç birşey kalıcı değildir.

Bir çok yabancı ufukta ayırt hiçbir edici nokta olmamasına rağmen çölün heryerinde dolaşan bu kavimlerin nasıl kaybolmadıklarına akıl sır erdirememiştir. Rastladığım bir çok kervan da zaten beni bulmuştur. Ashama’lar bu tarz konularda yabancılar ile fazla konuşmaz fakat her topluluğun bir de Rauni’si vardır. Bu kadınlardan genç olanını daha görmedim. Kendileri aslında rahip statüsündediler fakat bu onların meziyetlerinden yanlızca biridir. Tarihleri yada dinlerinin yazılı kaynakları çok kısıtlı olduğundan yapabileceğiniz tek şey kervan kervan gezip Raunileri ile konuşmak ve size bu kayıp hikayenin parçalarını anlatmalarını ummaktır.

Ravaran’da lanet kelimesi bir çok anlam taşır. Bizim lisanımızda sadece kötü anlamda kullanılan bu kelime onlar için takdis, kader yada görev gibi manalara gelebilir. Lanet gerçektir ve kuvvetlidir. Efsunlar yada çember büyüsü ile taklit edilenler gibi değildir, bir rava’nın laneti özeldir. Bu tarz lanetler genellikle kolay kolay ortaya çıkmaz. Ölüm Kelamı yada Kabir Mührü gibi kuvvetli lanetlerin üstesinden gelmek  bazen bilinenin çok üstünde büyü gücü gerektirebilir yada imkansız olabilir. Lanetlerin tek ortak özelliği hep bir hikayesi olmasıdır ve aslında öğretici olmalıdır. Bazen en amansız lanetten kurtulmak onun hikayesini anlamak ile sağlanabilir, bu lanetin affı yada sonu olan bir süreç olduğunu gösterir. Bazense bir lanet sonsuza kadar üzerinizde kalır fakat siz lanetlenme sebebiniz olan davranışı tekrarlamadıkça kendini göstermez, sizi güder, eğitir. Şu ana kadar yirmi altı kervan gezdim ve duyduğum( bazı lanetleri duymak bile başınıza gelmesini sağlar, asla okumayın sadece ana fikrini dinleyin) en kuvvetli lanetlerden ilki zaten önceki seride anlattığım Atselhuk imparatoruna okunan lanettir. İkincisi ise bir Raviel başrahibi olan Khemir Naktazhaab’ın kendine okuduğu lanettir. Bu tarz kötü duaları engellemenin bazı metodları vardır ve lanetlerin bir sınıflandırması vardır, sanıldığı gibi her biri tamamen farklı ve özel değildir. Bu metodlar bir çok araştırmacı büyücü tarafından çağ dışı olarak kabul edilmektedir, işe yaradıklarını kendi gözlerimle gördüm ve hiç bir büyüye bunu değişmem.