Literatürde Aalk olarak geçen bu ırka neden cüce dendiğinin tam bir açıklaması yoktur. Üç ila dört metre arası boyları ve yarım tona varabilen ağrılıkları ile bu adamlar çok kudretlidir. Bacak ve kol eklemlerinin geniş vücutlarına göre tam orantılı olmaması onlarda bir en-boy orantısızlığı yaratır. Bu da onları açıkça basık gösterir. Bir Cücenin saçı ve sakalının farklı renk olduğu hiç görülmemiştir. Bunların geniş aileler oldukları bilinmektedir. Siyah ve kahverengi saçlı cüceler kendi içlerinde göz renklerine göre de ayrılabilir.
Vücutları genellikle bir takım ufak deformasyonlara maruz kalmıştır. Doğum lekeleri, sakatlıklar ve tehlikeli kistler her kuşakta görülebilir. Yaygın bir mit olarak aslen devlerin onlara “Cüce” şekilde seslendiği ve daha sonra insanlar tarafınan öğrenilip böyle yayıldığı söylenmektedir.
Bu ırk toprak altında derinlerde yaşar. İnsanlara fazlasıyla iyi ve merhametli davranırlar, bazen bu davranışları aşırıya kaçabilir. Sert mizaçlarına ve cüsselerine kıyasla tezat oluşturur. İnsanları sevmelerine rağmen onlara birşey anlatmazlar ve yer altına inen tünel ve geçitlerinin kapılarını çok sıkı bir biçimde korurlar. Kendi toplumlarında tek bir dine inanırlar(Gal-Karaz) ve bambaşka bir yaşam standartına alışmak zorunda kaldıkları için mimari ve sanatsal aktiviteleri merak edilmektedir. Karışalışan bireylerinde çok farklı silah ve zırh biçimleri gözlemlenmiştir.
Bazı, yüzeyde bulunmayan ağır yük hayvanlarına sahiplerdir, gelişmişlik olarak insanlardan eksikleri yoktur sadece farklılardır. Toplumlarının neden iletişim konusunda bu kadar kapalı olduğu yada neden insanlara garip denebilecek şekilde iyi davrandıkları bilinmemektedir.
Cüceler ile ilgili bilginin edinilebileceği kaynaklardan biri ne yazık ki devlerdir. Onlar çok tehlikeli ve geneldede ilkellerdir. Devlerin açıkça bir zeka geriliği vardır. Cüceler ile tek ortak yanları inançlarıdır. İki ırk da Gal-Karazın kendi tanrıları olduğunu idda eder ve bir diğerini suçlar. Eski hikayelere göre cüceler lanetlenmiştir, bu yüzden ufalmışlar ve utançlarından yerin altında yaşamak zorunda kalmışlardır. Başka bir hikayeye göre de cüceler büyük savaştan korunmak için yer altına sığınmışlar ve dışarıda kalanlar delirip lanetlenmişlerdir, artık aptal ve ilkeldirler. Savaş öyle şiddetli geçmiştir ki altına sığındıkları toprak bunları ezmiş ve boylarını kısaltmıştır. Bu tarz birkaç tane farklı hikaye vardır, genellikle biri cüceleri, diğeri ise devleri haklı görür ve karşı tarafı yerer.