Elf

Rasil üzerinde hayatta kalma mücadelesi vermek yerine onunla birlikte yaşayan tek ırktır. Hatta elfler bizzat onun için yaşar da denebilir. Elf ırkı tek bir soydan gelmiştir ve Avol-Rasil’in babaları olduğuna inanırlar, bunu hissederler. Yaşam alanları, Kemeri ortadan bölen Sequoia benzeri ağaçlarla başlayan devasa elf ormanıdır. Elflerin bu büyük ormanın bölümlerine verdikleri isimler vardır fakat insanlar için konsept çok basittir, ne zaman ki ormanın bilinen yapısı yerini bu devasa ağaçlara bırakmaya başlar ozaman elf sınırına gelinmiş demektir.

Burası asla bir savaş sınırı olmamıştır ama insanlar genellikle elfler hakkında rivayetlere inanırlar. Çünkü geniş yaşam alanı sadece elflere tahsis edilmiş özel bölge değildir. İçerisinde bolca büyülü hayvan, yaratık yada fey gibi Rasil’in kutsayıp farklılaştırdığı varlık barındırır. İçerisinde özellikle fey soylular insanları çokça kandırdıkları, bazı durumlarda onları kaçırdıkları yada hayatlarına mal oldukları için insanlar bu orman sınırından korkarlar. Bu bölgenin ismi elfçe “Bur’myt Joren” dir. Büyük dağın eteklerinlerindeki güneş alan, sağlıklı orman gibi bir tercümesi yapılabilir.

 

İnsanlar dünyaya ilk ayak bastıklarında en yaşlı insan tahminen kırkında bile değildi, fakat en genç elf büyük ihtimalle yetmiş yaşındaydı. Şu an dünyanın tüm tarihini görüp hala hayatta olan yaşlı elfler bulunmaktadır. Insanlara nazaran daha çelimsiz gibi düşünülselerde aslında bu fazla kuvvetli olmaya ihtiyaçlarının eksikliğindendir. İnsan doğayı yenmek için güçlü olmalıdır. Elfler için böyle bir zorunluluk yoktur. Zaten sadece bir bölgede ve tek bir uygarlıkta yaşadıkları için, onlar adına planın dışında giden birşey pek olmaz. Çevik ve zekilerdir, yaşam süreleri göz önüne alındığında çok bilge olabilirler. Üremek onlar için önceden belirlenmiş bir ritüeldir, kontrollü çoğalırlar. Buna rağmen, toplam sayıları bilinmemekle birlikte yaşadıkları bölge Rasil’in bilinen topraklarının neredeyse yarısı kadar büyük olduğu için popülasyonlarının tüm ırklardan fazla olduğu düşünülmektedir.

Bu ırk için en esas olan şeyler ise çalışkanlık, yaratıcılıktır ve kendini adamışlıktır. İnsanlar elfleri monoton görürler, her elf birbirinin aynısıdır onlar için. Karakteristik olarak bu doğrudur, bu sayede elfler kendi aralarında neredeyse hiç anlaşmazlık çekmezler. Yaratıcılık burada üretkenlikten doğan yetidir. İnsanlara herbiri aynı gelen çokluklar elfler için tekildir. İnsanlar ile anlaşmayı dener fakat genellikle başarılı olamazlar. Elfler çok azimle çalışırlar ama hırs ve tutku onlarda mevcut değildir. Bu yabancı duyguların eksikliği onlara bir çok savaş ve bölge kaybettirmiştir ve onları tarih kitaplarına  -tüm o zengin uygarlıklarına rağmen- sönük bir topluluk olarak yansıtmıştır.