Rasil’in üzerinde 0 senesinden itibaren insanlık vardır ve geldiklerinden itibaren dominant bir ırk olmuşlardır. “Geldikleri” denmesinin sebebi, bu ırkın tarihsel ilk kayıtlarında “toprağa ayak bastıkları” ve erişkin olduklarına dair ibareler yazmasıdır. Kendi lisanlarının dışında insana “Bern” denir. Aalkur dilindedir.
Başlangıçta nüfus olarak az bir paydaya sahip olsalar da, geçen seneler boyunca alfa ırk olmayı başarabilmişlerdir. Kemerin neredeyse heryerinde hayatta kalacak içgüdüye sahiplerdir, mimari ve sanatsal bir çok gelişim göstermişlerdir. Güçlü vücutları, yeterince esnek ve gerektiği kadar da sağlamdır. Hızlı çoğalıp, nispeten çabuk erginleşirler. İnsanlar her konuda ortalamanın üstündedirler bu yüzden sadece doğada hayatta kalmanın üzerine geçip onun hakimleri olmuşlardır.
Irksal üstünlüklerinde bedensel kapasitelerinin etkisi belirleyici değildir fakat zihinlerinin etkisi kesinlikle tartışılmazdır. İnsanlarda diğer hiç bir ırkta bir içgüdü vardır, onlar hep ister. Hayatta kalmak isterler, başarılı olmak isterler, kazanmak isterler, sahip olmak isterler, daha fazlasını isterler. Kısa ömürleri bu ihtiraslarla harmanlandığı için hızla akıp gider. Ayrıca bu yüzden çokta saldırgan bir ırktırlar. Verdikleri en büyük savaşlar diğerlerine karşı değil kendi içlerindedir. Çok fazla nüfus kaybı ile sonuçlanan tüm bu savaşlara rağmen bu onların kemerdeki hükmü kaybemelerine sebep olmamıştır.
Passion(Ex): Tüm insanlar günde bir kere herhangi bir deneme zarlarına +1 alabilirler.
İnsanlık beş ana kökten gelir, bu kökler kişilik ve görünüş olarak rahatça ayırt edilebilir. Saç ve göz rengi, bir insanın kanının belirgin ve dominant simgeleridir. İnsanların kökenleri inandıkları tanrılar ile ilişki gösterir. Dinlerin toplumların gelişimi davranışları üzerinde büyük etkisi vardır, diğer örnekleri neredeyse istisna sayılır. Tanrıların kendi toplulukları mı olduğu yoksa insanların inandıkları tanrıları kendi cisimlerinde mi görmek istedikleri bilinmemektedir.
- Almar: Beyaz ten rengi, kaslı ve uzun vücut yapısı ve kırmızının koyu tonlarındaki saçlar bu topluluğun ana özelliklerindedir. Kadınları çok cazibeli erkekleri ise çok kudretlidir. Kendi içlerine kapanık olduklarından diğer köklerden kültürel ve dini olarak uzaklardır. Nüfusu diğer tüm kökenlerden daha azdır. Atletik açıdan üstünlerdir aynı zamanda çok keskin bir zekalarıda vardır. Bu kök genellikle Arkallian’a inanırlar, içlerindeki bazı kadınlar ise Lyeath müritleridir. İleriki dönemlerde diğer köklerle olan karışmalardan dolayı saçlarının kırmızı tonlarını turunculaşmıştır. Kanı çok saf olan kökün bazı öncülerinin gözlerinin kırmızıya çalan renklerde olabileceği dahi bilinir ama açık mavi yada gri tonlardadır. Sahip oldukları geniş topraklar ile tanınmazlar. Askeri sayılar ya da ulus hazinesi gibi konularda ise asla güçlü bir yere sahip olmamışlardır. Bütüm bu azınlıkları farketmeksizin korkulan liderlerdir. Anayurtları yoktur/bilinmemektedir. .
- Burk: Normal bir ten rengi ve kahve/kumral saçlara sahiptirler, Fiziksel olarak bir eksiklikleri yoktur. Gözleri genelde mavi tonlarındadır. Nüfusu en büyük olan kök budur. Kemerin her yerinde bulunurlar. Toplumun her kesiminde ve her türlü meslekte bu kökten insanlar görülebilir. Kültürel ve sanatsal açıdan çok fazla mirasları yoktur ve özellikle sanatsal yatkınlıklarının kıt olduğu bilinir. Soyları fazlaca diğer soylarla karışmıştır. Lider yapıları vardır, çok mert ve cesurlardır. Diplomatik olarak başarılılardır ayrıca dürüstlükleri ve çalışkanlıklarıyla ünlüdürler. Bu karakteristik yetilerinden ötürü askeri alanda başarılı kumandanlar burk kökenli kişilerden çıkar. Genellikle Thevalliona ibadet eder fakat halkın genişliği ve yaygınlığı göz önüne alındığında başka dinlerinde müridi olan bir sürü burk vardır. Anayurtları Orjork sıra dağları ve çevresidir.
- Mirith: Almar kadar olmasa da benzer açık bir tene sahiptirler, fizikleri genellikle zayıf ama zariftir. Saçları saf kana sahip kişilerde altın rengi gibi parlak gür ve sağlıklıdır. Gözleri yeşil renktedir, çok nadir şartlarda amber/koyu sarı olabileceğide bilinir. Kadınlarının çok güzel, erkeklerinin ise çok yakışıklı olduğu dikkat çeker. Ayrıca kadınlarının asla kısır olmadığıda söylenen rivayetlerdendir. Nüfusu burk’tan sonra ikinci sırada gelir. Geniş nüfuslarına rağmen kültürlerini koruyabilmişlerdir. Kökler arası evlilik konusunda en katı olan topluluk budur. Sanatsal ve kültürel anlamda çok başarılılardır. Elflere bile taş çıkaracak eserleri vardır, özellikle ressamlık ve heykel traşlık alanlarında en değerli ürünleri üretmişlerdir. Mimari bilgileride bunun altında kalmaz, roman/yunan tarzında şık ve yüksek tavanlı yapılar inşa edebilirler. Kemerin üzerinde ayakta duran en büyük yapılar onlar tarafından yapılmıştır. Büyük nüfuslarının neredeyse hepsi İllumien’e ibadet eder. Çok düzenli, ağır başlı ve bir o kadar da merhametli bir insanlardır. Kendi köklerine has olan lisanlarını ve hala ortak insan lisanına tercih ederler. Ticari olarak en zengin kişiler Mirith kökenlidir. Rhit-Mildra bölgesi ana yurtlarıdır. Bölgenin başkent Vilatrin, kemerin en büyük şehridir ve aynı zamanda tüm insanlık için başkent olarak kabul edilir.
- Rava ve Korm: Bu kökler tamamen bölgeseldir. Kendi bölgelerinde dış halk ve kültürlere izole bir biçimde yaşarlar. Kültürleri ve sanatları kendilerine hastır, diğer köklerle kıyasla hep biraz daha egzotiklerdir. Bu kökleri dinlerden çok yaşadıkları anayurtları şekillendirmiştir ve bu iki yurtta da yaşam şartları oldukça zorludur. Bu sebeptendir ki diğer din ile yoğurulmuş köklerden çok daha farklı adetler edinmişlerdir.Rava kökeni Akara bölgesinde yaşar, burası geniş bir çöldür. Halkın genel boyu ortalamanın altındadır. Koyu kahve tonlarında tenleri vardır. Saçları ve gözleri siyahtır, kökün asil kanını taşıyan kişilerde buz mavisi gözler ve beyazı andıran krem rengi saçlar olabilir. Bölgenin kaotik şartlarından ötürü gezgin bir halktır, bu sebepten mimari konuda hiç bir yetkinlikleri yoktur. Sözlü sanatların çokluğuda bundandır. Kendilerine has bir çok çalgıları ve ilginç dansları vardır. Bu kültürün bir önemli sanatıda faldır. İçlerinde çok neşeli ve konuşkan bir halktır, dışarıdan ise kaypak ve adi olarak görülürler açıkçası çok onlurlu olduklarıda söylenemez ama yaşam şartları göz önüne alındığında beklenemez de. Astroloji onlar için hayati önem taşır, mavi yıldızları görebilen tek ırktır. Anaerkil bir topluluktur. Rauni isimli yaşı geçmiş kadın falcılar tüm toplumun korktuğu ve saygı duyduğu kişilerdir, toplumsal kararları onlar verir. Altlarında Ashama isimli askerli liderler, bölge reisleri vardır. Tüm nüfus Raviel’e ibadet eder
- Korm kökeni ise ravaya tam zıt, etrafı yüksek zirveli dağlar ile çevrili iklimi çok soğuk Dimarturan bölgesinde yaşamaktadır. Bu kökün Almar ile zamanında birleşik olduğu düşünülür, açık renkli tenleri ve inanılmaz gelişmiş vücutları vardır, boyları ortalamanın üstündedir bazıları çok üstünde de olabilir. Koyu kahve, siyah saçları gür sakalları vardır. Doğum izleri, sakat doğumlar ve diğer bir takım özürler bu kökte diğerlerine göre daha çok görünür. Zekalarının kıvraklığıyla ünlü değillerdir. En dayanıklı ve kana susamış savaşçılar bu kökten doğar, hayatta kalma konusunda inanılmaz bir içgüdüleri vardır. Bölgelerindeki zorlu ilkimin üstüne bol miktarda tehlikeli hayvan ve canavar da vardır. Bu koşullar onları ilkel ve mükemmel avcılara çevirmiştir. Uzun bir vakitten sonra yerleşik düzene geçmişlerdir, bir baron tarafından birleştirilmiş ve düzene sokulmuşlardır, fakat kabile arası savaşları sürmektedir. Kültürel olarak kendilerine has bir mirasları vardır. Dışarı toprakları kesinlikle sevmez ve istemezler, topraklarında kendi lisanlarını konuşurlar, dışarı ile ticaret dahi yapmazlar. Bölgelerinin girişini koruyan; surlar, barikatlar ve kapılardan oluşan bir sınır vardır. İçeri girmek genellikle öldürülme sebebidir. Dini herhangi bir inançları yoktur. Maneviyatı olan kişiler değillerdir. Erkeklerin ezici üstünlüğü vardır, kadın sahip olunacak bir canlıdır. Geç yerel düzene geçmelerinden ötürü halen oldukça ilkel olan kabileler vardır. Sanata ayıracak pek zamanları yoktur ama silah yapımında ilginç yöntemler geliştirmişlerdir. Kemerin en tehlikeli mızrakları ve ok uçları Dimarturan’ta yapılır.
Kayıp Halklar: Kemer üzerinde yaşamış fakat zamanla bazı sebeplerden yok olmuş, yada burada belirtmeye önem görülmemiş ufak etnik topluluklarda vardır.
- Atselhuk İmparatorluğu: Milattan ile 80’li yıllara kadar hüküm sürmüş ve Akara bölgesinde yaşamışlardır. Ortalamanın biraz altında boyları ve genelde karakteristik çirkin denebilecek suratları vardır. Kadınları ise erkeklerden oldukça daha uzun ve egzotik bir güzelliğe sahiptir. Tarihlerinden kalan az bilgiye göre o seneler arası diğer tüm köklerden daha gelişmiş mimariye sahiptirler. Uzun kuleler ve dev heykeller yapabildikleri bilinir ki benzeri mimari yapılar 250 senelerine kadar akaranın dışında mümkün olmamıştır. Çok savaşçı ve köleci bir topluluk olduğu bilinir. Rava halkının davranışlarının şekillenmesinde kendilerinin büyük rolü vardır. Rava halkı onlar için köledir ve kaçmak zorundadırlar. Askeri güçleri çok fazladır, neyse ki Akaranın dışına hiç çıkmadıkları için diğer halklar ile savaşmamışlardır. Çok merhametsiz ve katı bir toplumdur, erdemlerden yoksundurlardır. Bu kadar büyük bir imparatorluk kurmalarını sert yasalar bütününe borçludurlar. Ağır idam ve işkence cezaları halka ibret olsun diye açık şekilde yaptırılırmış. İmparatorluk kelimesi ve sistemide kendileri tarafından keşfedilmiştir. Dini herhangi bir inançları yoktur fakat büyücülük kullandıkları bilinir. İmparatorluk devri boyunca sürekli bir cunta sistemi süre gelir. İmparator her zaman tüm orduların kumandanıdır, ne zaman imparator yaşlanıp kumandayı genç bir generale devrederse genelde o kişi orduyla birlikte imparatorun kendisine savaş açarak kanlı bir şekilde tahta otururmuş. Koca imparatorluğun tamamen yok olup Akara’nın sonsuz kumları altına gömüldüğü söylenmektedir. Sebebi bilinmemektedir. Lisanları Ravaran’ı andırır, rava halkının kölelik boyunca bu lisanın çok ucuz bir versiyonunu öğrenip kullandıkları düşünülmektedir. Akara’da ayrıca Haak adında başka bir kökle savaşmışlardır. Bu halk bir çokları tarafından insan diye anılmaz. Fiziki olarak Korm kökekine benzer aşırı vücutsal yapılara sahiptirler hatta onları biraz gölgede bırakırlar. Boyları Akara’da yaşayan halkların aksine olabildiğine uzundur ve onların canavar olarak adlandırılmasına sebep olan kapkara tenleri vardır. Kültürleri hakkında imparatorluk yüzünden çok az şey bilinir, bu kök neredeyse soykırıma uğramıştır. Çok vahşi ve ilkel olduklarının dışında, savaşta korku saçtıkları da bilinir. Bir takım inançları olduğu düşünülür, şaman benzeri ruhsal liderleri vardır. Çölde yakalayıp avlayabildikleri herşeyi yerler.
- Taru: Bu halk Rith-Mildranın yanında olan bölgede yaşarlar, anayurtlarının bu kadar beylik bir yerde olmasına rağmen kültürleri inanılmaz farklıdır ve hiç bir insan topluluğunu andırmaz. Elflerin başkalaşım geçirmiş bir soyundan geldiklerine inananlar vardır. Aşırı derecede Ruhani bir toplumdur. Samurai adında düsturlu, şovalye benzeri savaşçıları vardır. Geniş bir bölgede çok yerleşim alanı kurmuşlar kaleler inşa etmişlerdir. Mimarileri gotik yapıları andırır. Karmaşık ve egzotiktir. Dini bir inançları olmasa da inanç sistemine saygıları çoktur. Komplex bir feodal düzenleri vardır. Saygılı, duygusal, sanatsal bir toplumdur. Kültürlerinde o denli farklılıklar vardır ki diyarlarını ziyaret eden kişiler başka bir Rasil’de yürüdüklerini zannederler. Bu halk 706 senesinde yargıç Vux ve granit dikta ordusuna karşı kadın çocuk yaşlı demeden tüm halk olarak savaşmış ve soykırıma uğramışlardır.