Arkanus Hellion
SİAM 34*
Wen-Riath
SİAM kitaplarımız gerçekten kafalardaki bir çok soruyu cevaplarken düşünülecek bir o kadar yeni problemi de ortaya çıkarıyor.
Bu kitaplar bilgiyi pekiştiriyor ve en bilindik konulardan en büyük tabu sayılan gizemlere kadar her şeyi kendi tarafsız gözünden inceliyor. Bizde bildiklerimizi paylaşarak ve çoğaltarak herkese uğruna yaşayacak ve düşünecek bir hayat sunmayı amaç edindik.
Ünlü bir Tarumi bilgesi ne demiş barışa giden yol bilginin taşlarıyla bezenmiştir.
Bu Aran çok önemli büyüsel bir takım bilgileri paylaşırken ayrıca ulaştığımız noktanın barış anlamında ne noktaya geldiğini göstermekten gurur duyuyoruz. Kitaplarımızı okuyan ve hatta pek yararlı bulan bir kişi kendisinin de bir yazısı olduğunu ve kendisine bir kitap ayırmamızı istetmişti. Cesur bir araştırmacımız (kendiyle bizzat görüşme şansı bulamamış olsa da) bir yardımcısından bu yazıları almıştır. Kurumumuza uygun olması için bazı ufak değiştirmeler yapılsa da özüne sadık kalınmıştır.
The Dread Emperor
Wen-Riath
Büyücülük, büyüyü bildiğiniz kadar önemli değilse zaten okunanlar çemberi sınırlı kalmakla muzdariptir. Lakin asıl muvaffakiyet büyücülüğü çemberinmiş gibi tamamlamaksa zaten yüce üstadımız Siriath geri döndüğünde hepimizi istihfaf eder ve pekte haklıdır. Üstatlığı vazıh biçimde ortada olan kişi çözmüştür ki, parşomenler üzerinde çizilen büyü ile okunan büyü arasında hakiki bir fark vardır. Bu fark oluştan gelir. Olan olur ve biter, çizilen ise daha olmamıştır ve olacağı kesin değildir.
Asıl bahsetmek istediğim şudur ki; üstadımızın keşfetmiş olduğu çemberler zaten çok eski ve kadim bir sanat olmakla kalmayıp aklı olan ve ceht sarf eden herkes için bulunmayı bekler. Dizilişinin kusursuzluğu ve mükemmeliyetinin sarihliği çemberlerin bizim tarafımızdan icat edilemeyeceğinin kanıtıdır. Fakat nikbin yaklaşılırsa bazılarımız tarafından en azından keşfedilebilir. Konunun derinliği 1000 kitaba sığar ama hedefim zihinlere yol açmak. Biz sadece farkına vardı isek demek ki, kullanımında daha fark edemediğimiz çokça açık var olabilir ve vardır da. Sanat tarzımı açık etmeden bazı kabuller ve deneme sonuçlarımdan bahsedeceğim.
Bir çember büyüsünün kuvveti çember sayısı ve dengesi ile ölçülebilir. Çember yükseldikçe iç içe giren şekiller ve sayı fazlalığı aklı zorlar bu yüzden en son çember 9 olarak belirtilmiştir. Fakat çemberler 9un üzerine çıkabilir. Burada okunan ve çizilen büyünün farkı vazıh bir şekilde görülebiliyor. Bizim tarafımızdan yapılamaması o 12. Çemberden bir büyünün yazılamayacağı anlamına gelmiyor. Peki neden sınırlı kalsın ki 18, 45,100,1000 belki dahası? Bu düşünce yolu en sonunda belki üstadımızın bile aklına gelmeyecek bir çemberi ortaya çıkarıyor.
Kapanmayan çember.
Bu benim gibi bir şahsın Avol-Rasil’e armağanı olarak adlandırılabilir. Okunmaya geçirilebilirse savaşlar anlamsız, tehditler basit, akla gelecekler ise yetersiz kalacak
.
Bu büyü son büyüdür. Benzeri olamaz eşi olamaz. Bir öncesi ya da bir sonrası da olamaz. Kuvveti hem sonsuzdur hem de hiçliktir. Meclisteki bazı kardeşlerim anlattığımdan pek bir şey anlamasalar da konuyu çözebilen bazıları bana yüksek çemberlerin hassas olduklarını kapalıyken bile güçlerinin çok zor tutulduklarını söylediler. Oysa bu kapanmayan çember hepsinden daha kuvvetli olup zaten gücünü kapanamamasından alıyor. Ufaktan başlayarak genişleyen çemberler ise dengesini korumasını ve gücünü katlarken çemberini de artırmasını sağlıyor ve bu gidişat bir kez yakalanabilirse asla bozulmadan Son büyüye kadar gider.
Bu büyü en azından bizim tarafımızdan sadece çizili halde ortaya sunulabilir. Zaten buna bir büyü demekte bana göre pek mümkün değil. Böyle bir oluşum büyü ağımızdan bile kuvvetli olur hatta bu büyüyü destekleyecek bir ağ olamaz. Tahminen daha büyük bir Avol-Rasil de bunu karşılayamaz. Hiçbir ağ bunu destekleyemez ve çökerse o zaman bu büyü aslında yoktur. Teori var olduğunu vazıh biçimde ortaya koyuyor.
Burada araştırmalarım çıkmaza geliyor ve daha fazla ilerleyemiyorum. Umarım büyücülük sayemde adımlarını hızlandırır.
İsmi gizli olan bu kişi bazı okuyucularımız tanımasada çok ünlü bir büyücüdür. Büyücü meclisinde sarsılmaz bir koltuğu vardır. Bugüne kadar kudreti ile ün salan Emperor bize gösterdiği üzere dili ve bilgisiyle de büyücülük toplumunda çok mühim biri olduğunu bizlerle paylaştı. Bu kitap yazılmadan önce verdiği şaşırtıcı çalışmalar üzerine araştırmalarımız başladı.
Bir diğer ve ilginç konumuz ise büyü kaynakları
Büyü kaynakları ile ilgili artık pek az şey gizemini koruyor ama onlarda merakımızın sebebi olan şeyler zaten. Neden bu kaynaklar bize kendini açmıyor?! Siriath neden bizi gemlemek istedi? Şehrimizden bir Loremaster bu soruya şöyle cevap veriyor:
“Siriath ağı okuyabiliyordu ama onu dağıtamıyordu. Her şeyin listelenip düzenlenip bir sisteme oturtulması lazımdı fakat o ve çıraklarının ne bu kadar uzun zamanı nede kaynağı vardı. Ağın sivri noktaları bilindiği için yüksek ihtimalle büyü kaynaklarının yok edilememesini sağlamak adına onları Siriath büyüledi ama kaynaklar konduktan itibaren eminim oda 1 seferde yalnız 2 büyü alabilir hale gelmişti. O kendi sonsuz büyü gücünden fedakarlık edip büyüyü ve büyücülüğü kullanılabilir hale getirdi. Ayrıca 2 sayısının sebebinin eller ile ilgili olabileceğine dair bazı düşüncelerim var. Emin olmamakla birlikte sanırım 2 den çok eli olan bir canlı kaynaktan ellerinin sayısı kadar büyü öğrenebilir. Bu teorimi kanıtlayacak düzgün bir kanıtım yok”
Eller gerçekten çok ilginç zaten Loremasterlar hiç alışıldık bir şey demezler. Ama bekleyişiniz sonucunu verdi diyebilirim çünkü bu konuda Arkanus hellion olarak şu ana kadar gizli tutulan bir çalışmayı ifşa ediyoruz. Biz bir büyü kaynağı yaptık!
Teorik olarak çalışan bu kaynak Akara bölgesindekiler gibi sizin içinizdeki enerjiyi emerek sizi öldürmüyor. Kaynağın 2 noktası var ayrıca telepati ile etkin hale gelmesi de sağlanabiliyor. 2. Kulenin yüksek büyücüleri bu telepatik etkinleştirmenin genişletilmesi halinde çemberlerini yükseltmek isteyen her büyücünün mesafe kat etmeden kaynağa bağlanabileceğinden bahsediyorlar, araştırmaların genişletilmesi için şehrimize artık 3. Kulenin yapımının zamanı geldi diyorlar.
Açıkçası bu kadar fazla gelişme varken çocuklarınızı büyücülük okuluna göndermenin tam sırası olduğunu belirtmek isteriz.
Wen-Riath, yolunu bekliyoruz üstad siriath!