SİAM 67*

Arkanus Hellion

 

SİAM 67*

Gift of the Great Father

 

 

Her ne kadar güncel konular yüzünden ekibimiz zorlansa ve çalışmalarımız sekteye uğrasa da biz elimizden gelen objektifliği koruyup size çok çarpıcı bir konu hakkındaki derinlemesine incelememizi sunacağız. Ruh.

 

Ruh nedir? Ne işe yarar?

Neden böylesine bir konuyla ilgilendiğimiz ise tabi ki zihnimizdeki araştırma içgüdüsü ile açıklanabilir. Ruhun anlamını, taşıdığı gücü ve doğasının çözümü bize necromancy’nin içeriğini sunmakla kalmayacak aynı zamanda daha kuvvetli bir ırk olmamızı sağlayacak. Başlangıç olarak her Avol-Rasil döngüsü benzer hatta aynı nitelikler taşır. Avol-Rasil’ler dev ruh depoları aynı zamanda kaynaklarıdırlar. Bilinen başka hiçbir varlık kendinde olan şey sayesinde harcamamak kaydıyla daha fazlasını üretemez, fakat ayak bastığımız bu yüce yaratım kendine olan ruh gücünü dışarı vermesine rağmen içerisinde eşdeğer bir gücü üretebiliyor. Bu konudaki bilgilerimiz genelde elf kaynaklarından alıntıdır. “Avol-Rasil içindeki bin ruha sahipse 1 ruh gücünü savurabilir”. Bu yüce yaratıcı bize kendi hayat enerjisini(bu şekilde ifade etmek yanlış değildir) bize istekli ve bedelsiz bir şekilde verirken bunun yanında kaybettiği -bağışladığı enerjiyi yerine koyabiliyor. Bunu nasıl yaptığı konusu bir gizem ya da bir sır. Tahmin ediyoruz ki nasıl bizler büyücülüğün gizemlerini birbiri ardına çözüp sırlaştırıyoruz, druidler’de hayatlarını verdikleri bu öğretideki sırları sonuna kadar bizle paylaşmayacaklar. Fakat bu kısmı zaten açıklamamız gereken parçası değil.

 

Ruh, Avol-Rasilin yarattığı bazı canlılara yaratılıken/doğarken işlenir, bazılarına bu işlem bittikten sonra üflenir. Bu fark varlığın yapabileceklerini bazı tahmin edilebilir sınırlar koyar. Ruh gücü ve ruhun işlenme şekli bir türün tüm üyelerinde aynıdır. Değişiklikleri yalnız Avol-Rasilin rızası mümkün kılar. Ruh etrafımızda nefes alıp veren ve bazen de vermek zorunda olmayan her yaratıda vardır ve bu yüzdendir ki bize sağladığı bazı avantajları fark edemiyoruz.

 

Burada belirtmek isteriz yaptığımız araştırmaların hepsinin verileri düzgün yöntemler ile ölçülmüştür ve şüphe götürmez. Ruh büyüye ve büyücülüğe tahmin ettiğimizden daha önemli bir katkı sağlar ve bu katkı insan ruhunun bıçkın yapısı yüzünden ve tamahkar olmasından değildir. Ruh sahibi olmak varlığa, kelepçe ya da Delonir Mirkonith’in tabiri olan bir “yüzük” sağlar. Bu yüzük bu yakınlarda fark ettiğimiz üzere her insanda buna eminiz, tahminler ruhu olan her canlıda olduğuna yönelik. Bu yüzük bizim ve diğer tüm canlıların Avol-Rasil üzerindeki eş-duyumunu sağlıyor. Nasıl mı? Çünkü bu yüzükler içlerinde büyü ağı dediğimiz ama bu araştırmadan sonra denk bir isim bulduğumuz enerji yayılımını kıstırıyorlar. Yaşam ağı.

 

Bu ağ sadece büyüye ya da efsun şekillendirilmesine yaramıyor. Zaten sabit bir dalgada değil değişimleri bizim diş ve aranlarımızı oluşturuyor. Aynı zamanda Avol-Rasilin nüfus sayımı yapmasına yarıyor(kim bilir daha nelere yarıyor) ve tersine düşünürsek bizle tüm varlıkların dokunduğu bir ağ var ve bu hepimizin ortak noktası. Ama bu ağ yaşamamızı sağlamıyor. Sistematik olarak öyle görünse de bu doğru değil. Burada konu biraz derinleşiyor.

 

Ruhun bize sağladığı zahiri yüzük büyü ağını içerisinde sıkıştırıyor ve dışarı doğru çekiyor. Buda bize daha önceden bildiğimiz büyücü auralarının ya da büyü ağındaki dalgalanmaların merkezinde ne olduğunu anlatıyor. Merkezde dışarıya nazaran bir yükselme mevcut ve bu çekimde kişinin bükme kudreti ile doğrudan alakalı.

 

droptrack

Şekilde görülen temsili yüzük normal bir insana aittir. Görüldüğü üzere bu kişi o an büyüyle, efsunla uğraşmamasına rağmen yüzüğün üst kısmında bir baloncuk vardır. Bu gösteriyor ki yaşayan her kişi istemsiz olarak büyü ağını(yaşam ağını) sıkıştırıyor ve bir açıdan ona bağlı.

 

  1. şekilde iste bir büyü veya efsun etkisinin yüzün üzerindeki baloncuğa ve büyü ağına nasıl bir etki yaptığı çizilmiştir. Şekil tahmini değildir, gerçeğine çok yakındır ve özel Ioun taşları ile ölçülmüştür. Kişinin yani yüzüğün etkisi (x,y) ile ifade edilirken ağ üzerindeki etki (x’,y’) ile gösterilir. Aralarındaki bağıntı : ,  şeklinde gösterilebilir. Burada x büyünün çemberi, y kişinin çemberin ne yükseklikte bir sırdan kullanıldığı,  ise şu anda hesaplanamayan bir değişken olarak kişinin zihinsel gücünü ve etkisini temsil etmektedir.

 

Bu denklemden görüldüğü üzere ufak çemberlerde büyü ağı, ağa zarar vermeksizin yatay doğrultularda ilerleyişini dikeyden daha hızlı bir biçimde yapmaktadır. Fakat çemberler yükseldikçe enerji yüksek bir biçimde arttığından ötürü sır buna yetişmekte zorlanır. Kişinin ölçmesi mümkün olmayan akli yetkinliği bu denklemde aslında hayati bir rol oynuyor çünkü araştırmacılar  oranının çok önemli olduğunu hatta bu oran olmaksızın büyü yapılamayacağını söylüyorlar.

 

Şu an daha tam emin olunamamakla birlikte bu hayati orana akli yeteneğin eklenmesi konuşuluyor. = ile bir altın aklı yetkinliği oranı bulmaya çalışıyorlar. Eğer böyle bir oranın varlığı ve eşitliği kesin olarak kanıtlanırsa artık büyücülük okullarında sınavlardan öte birde akıl yetkinliğini kesin olarak ölçen bu testler yapılıp çırağın başlangıç kalitesi ölçülebilecek. Bu sayede Avol-Rasilde yaşayan en yetkin zihinleri de bulunabilecek.

 

Araştırmayı biraz daha derinleştiriyoruz çünkü bu konunun önemi çok mühim ve bir daha ne zaman yeni bir doküman hazırlayabileceğimize emin değiliz.

combustion

Bu örnekte 4. Çemberden büyü okuyan bir S kişisi mevcuttur bu kişinin görüldüğü üzere yanında farklı uzaklıklarda T ve H kişileri bulunmaktadır kendileri de büyü kullanıcılarıdır. T ve H kişilerinin sırları çırak düzeyidir, S kişisi ise giriş meclis düzeyidir.

 

S kişisi büyüyü okuduğunda kendisinden eşit uzaklıkta 2 adet dirsek oluşur. Dirsekler büyük kanatların uç noktalarıdır ve zirvesi ilk örneklerde resmedildiğinden çok daha yukardadır. Bu şablonda büyü çemberiyle dikeyde erişilen uzaklığın bağıntısı çok net bir şekilde görülebilir. Dirseklerin ucundan  başlayarak yükselen taralı alana, bu araştırmalar için bize zihin pırıltısı veren meclis üyelerine ithafen Harkon, H* birimini verdik.

 

Bu alan ağın bükülmesini etkileyen diğer etmenlerle doğru orantılı şekilde etkilenir. Genel sınırlar çemberler ile belirlenir.

  1. Çember: 1H*

2-3 Çember: 3H*

4-5 Çember: 7H*

  1. Çember: 11H*
  2. Çember: 16H*
  3. Çember: 24H*
  4. Çember : 57-92H*

 

  1. Çember üzeri büyü ve efsunların Harkon biçiminden denkleri çıkarılamıyor lakin örneklerde yola çıkarak 11. Seviye bir büyünün 400-700H* arası etki yaratacağını söyleyebiliriz.

 

S kişisi bu etkileri yaparken T kişisi bükülen alanın içerisinde kaldığı için ağa tam anlamıyla dokunamıyor ve baloncuk bu sefer dışa değil içe doğru bombe yapıyor. Bu durum sıkça karşılaşılan halk arasında büyücü donuklu diye adlandırılan durum. Ne zaman kuvvetli bir büyü yapılsa düşük sırdan büyücüler bunu hisseder. Rahipler ise bunu dinsel güç olarak farklı bir yöntemle ama aynı ölçüde algılar. Aynı zamanda sadece bir büyü okunmasına da gerek yoktur. Usta bir büyücünün gayri ihtiyari yüzük gerilimi diğerlerinden yüksektir buda çırakların sanki bir büyü yapılıyormuşçasına hissetmesine sebep olur.  Sorcererların etkisi de buna benzerdir.

 

Sağ kanadın dışında kalan H kişisi iste ağdaki titreşimlerden farklı bir şekilde etkileniyor. Kendisinin yüzük gerilimi düşük fakat büyünün kanat dışı dalgalanma hareketleri kendini dengelerken onun yüzük gerilimini de arttırıyor ve sanki anlık olarak kendisini birkaç sır yukardan gösteriyor. Eğer tam o sırada bir büyü yapabilirse -ki bu ağ üzerinde zincirleme bir bozulmaya yol açar, o zaman bu doğal dalgadan faydalanarak yüksek enerjiyi değerlendirmiş olur.

MYTF

Bu son örnekte ise, araştırmamızın bizi getirdiği noktalar daha açıkça görünüyor. Bu şekil meclisin keşfettiği ama neden böyle çalıştığını tahminimizce bilmedikleri gizli yöntemleri: Meclis Yüksek Tahribat Formasyonu(MYTF) nu açıklar.

 

Bu figürde olabildiğince yüksek sırdan bir üstat büyücü ortada durup diğerler katılanlarında yapabildiği çemberden bir efsunu kendi sırından okur. Katılımcıların kesinlikle oluşacak dirseğe göre iç kanatta bulunmaları gerekmektedir. Hatta yüksek çemberlerden büyü göz önüne alındığında dirseğin sol tarafı yani dış kanat bölgesinde çıraklar büyü okuyamayabilir. Yani yüce üstadlar okuyabilecekleri kuvvetli büyüler ile anlık olarak sorcerer etkisi göstermiş olurlar.

 

Kanadın iç tarafında bulunan bu katılımcıların sırlarının yüksek ihtimalle okuyucu üstadın sırıyla bir oranı olması gerekiyor ki enerji artığı dengeli bir şekilde kullanılsın. Bu şablona göre korkutucu bir şekilde MYTF üyeleri aynı anda üstatlarının okuduğu büyüyü okursa kendirleri de onun sırına erişmekler kalmıyor aynı zamanda üstadın zirve noktasını da yükseltiyorlar.

 

Bu gerçekten inanılmaz bir büyü kullanım dehası ve burada verebilecekleri zuhur kuvvetinden bahsedilmiyor bile. Bu durum 1 yerine 10 büyük üstat ile karşı karşıya kalınmasını zorunlu kılar iken aynı zamanda seviyesel olarak da kilit bir nitelik taşıyor. Bu yöntem ile hiç erişilemeyen büyü çemberlerine guruplar halinde erişilebilir veya bir büyücünün kuvvetli büyüsü diğer başka büyücülere karşılıksız olarak enerji sunabilir. Sınırsız ve bedelsiz bir enerji dönüşümü gibi görünüyor.

 

Ama tabi bunu da araştırdık.

 

Bu çember yükseltme işlemi ve ağın toplu şekilde baskıya uğraması ağı olması gerekenden daha fazla büküyor. Yatay düzlemde genişleme miktarları ufakta olsa dikeye şu an hesaplayamadığımız farkta yükselmelere yol açıyor ki buda aslında Harkonu arttırıyor. Kendileri şu an büyücü meclisinden başka bir yerde bunu denemedikleri için Harkontil sakinleri eminiz ki bunun tehlikelerinden korunmuş durumdalar ama buradan belirtmek isteriz Harkontil bile sizi bu savaşta bükeceğiniz ağdan kurtaramayacak.

 

Araştırmalar gösteriyor ki büyü ağı 10000 H* a kadar dayanabilmekte. Tabi ki “son büyü” teorisi doğruysa. Ve bu rakam sağlıklı bir Avol-Rasil için geçerli. Şu anki durumumuzda 7000lere düştüğümüz düşünülüyor. Harkontil ile yapılacak olası bir savaşta MYTB lerin oluşturacağı tahmini H* 50000 civarı olmakla birlikte bu savaşı kesinlikle kazanacakları lakin hemen sonrasında hatta kazandıkları saniye tüm Avol-Rasil sakinleri olarak kaybedeceğimiz kesindir.

 

Buradan sonra artık konumuz büyü değil büyücülük hiyerarşisinin diplomatik sorunlarını içereceği için bu mektup ile araştırma bölümümüze ufak bir ara veriyoruz.

 

 

Sevgili Harkontil sakinleri;

 

Yazdıklarımızı bir göz dağı değil bir uyarı hatta bir sağduyu çağrısı olarak görmeniz önemlidir. Çalışmalarımızın kesinliği ve mühimliğini hep takdir ettiğinizi biliyoruz lakin daha önce yapılan çağrılara buradan gene kesin ve herkesin duyabileceği bir şekilde yanıt veriyoruz. Olası bir Avol-Rasil savaşı zaten kapımızın önündeyken size diğer hiçbir savaş için katılmayacağız. Tüm desteğiniz ve korumalarınız olmadan da Arkanus Hellion bir şekilde misyonunu ve vizyonunu devam ettirebilir. Savaş sadece karşınızda sapkınlık olduğunda çözümdür ve din müritlerinin sapkınlığa karşı zaten bir cevapları vardır. Eğer bu zor zamanlarda kendi istekleriniz ve üstadımızı kurtarma saplantısı ile diğer kişilere bir savaş açacaksanız bizi yanınızda göremeyeceksiniz. Bizi görmek için başınızı kaldırmalı ve önünüze bakmalısınız, çünkü size sadece bir avuç araştırma meraklısı olmadığımızı söylemek isteriz. Sizi gizli savaş yöntemlerinize kadar analiz edebiliyoruz.  Araştırmalarımızın meyvelerini bolca topluyoruz ve inanın büyük hasatlar elde ettik. Bunların özelliklede çoğu büyüyle ilgili olduğundan bizden düşman olarak asıl korkması gereken biri varsa bunlarda büyücülerdir, açıkçası biz sizden daha büyücüyüz. Bu savaşın önlenmesi için elimizden ne gelirse yapacağız ve eğer bunun için siz güç meraklıları gibi gücümüzü göstermemiz gerekiyorsa bunu da yapacağız. Bu savaşı çıkaran kişi bazı büyücülerin kayıtsız ve umarsız davranmasıdır ve bizde buna göre adımlarımızı atıyoruz.

 

Sevgili ve özelliklede saygılı din büyükleri. Olay yerinde bulunmasak dahi çok geniş çapta bilgiler topladık ve yüksek mercilerdeki kararlar ile birlikte savaş konusunda açıkça sizinde çok istekli olduğunuz belli. Dayanağınız yüce tanrılarınız, dolayısı ile tabi ki bu şekilde tepki vermenizi herkes bekliyor. Fakat şunu bilmenizi isteriz eğer büyüden biraz anlayan yandaşlarınız varsa size anlatsınlar kazanmanız kağıt üzerinde imkânsız. Ama tanrılar kağıt üzerinde oynamaz bunu da biliyoruz peki o zaman şunu düşünün karşınızda size saldıracak böylesine bir güce karşılık sizinde tanrılarınızdan en az bu miktar güç çekmeniz gerekecek. Bunun tanrıları düşürecek durumunu es geçersek dünyayı düşürecek durumu çok açık. Abysse karşı savunmasız kalmakta bu kadar niyetli iseniz sizin için bu savaş olmaksızın epic bir sending büyüsü gönderebiliriz. Yeter ki durun.

 

Sizi temin ediyoruz mühürleri vermek istememeniz haklı ve o gece bu mühürler yüzünden ölen 2 müridiniz bile bu savaşları çıkarmaya yeter fakat siz ceza vermeyeceksiniz siz hepimizin ölüm kâğıdına damganızı basacaksınız ve ne güzeldir ki dinleriniz buna izin vermiyor.

 

Artık bu konudaki yeterliliğiniz ve yetersizliğiniz çok açık olduğundan bize kulak verin:

Bu Arkanus Hellion dokümanının dağıtımından 9 gün sonra yapacağımız kudretli bir büyü ile Avol-Rasil üzerindeki tüm büyü kaynaklarını kullanıma kapatacağız!

Arkanus Helliona kayıtlı olan büyücüler aynı zamanda mecliste olamayacaklar ve seçmek zorunda kalacaklar!

Meclis bu konudaki kararlarını uysal bir biçimde iletene kadar yasak geçerliliğini koruyacak.

Arkanus Helliona veya kayıtlı kişilerine yapılacak saldırılara tam güçle karşılık verilecek. Saldırganların tarafları önemsenmeyecek.

 

Bu atacağımız adımlar din taraflarının mühürlerin kesinlikle çözülmemesiyle ilgili kararlarını desteklediğimizi göstermiyor. Aksine desteklemediğimizi gösteriyor. Yüce Meclis büyücüleri artık tarafımızca cezalandırıldı ve şimdi size yapılan bu ayıbı düzeltmeye çalıştığımız için nacizane bir rica olarak mühürleri istiyoruz. Eğer mühürler bize verilmezse  bunu Avol-Rasile ve üzerinde yaşayan tüm canlılara karşı dinsel dogmalarınızdan kopamamanız yüzünden imzaladığınız ölüm fermanı olarak kabul edeceğiz. Tepki olarak aklı başında kişiler olarak sizin dünya üzerinden silinmenizi kesinleştirmek için Yüksek Meclis ile birleşip elimizden gelen her şeyi yapacağız ki bu diğerlerine en az zararla gerçekleşsin.

 

Büyücü toplumu istediğini alır: mühürler. Din toplumları istediklerini alırlar: Barış ve herkesi kurtarmak için bir şans. Ayrıca endişelenmeniz gereken bir şey yok mühürleri vermek istemiyordunuz çünkü dengesizliklerinden korkuyordunuz bu sefer onları hiçbir kaide altında durduramayacağınızdan korkuyordunuz. Biz onları durdurabiliyoruz ve mühürleri çözmeyip Siriath’ı serbest bırakmamayı da seçebiliriz yeter ki sizde bu uzlaşma yoluna gelin ve mühürleri teslim edin. Öbür türlü biz büyü kaynağı yasağını haksız yere koymuş olup bir düşman kazanmış oluruz. Bu 2 tarafında bir şeyler anlayacağı ve anlaması gerektiği hamle ve bunu bizden başkasının yapması da pek mantıklı görünmüyor.(çünkü bütün diğer bilgeler ya elf ya da elf)

 

Karar sizin günler sayılı.

 

 

 

 

Hızlı bir şekilde çok çarpıcı başka bir çıkarımımıza geçiyoruz.

Bu bulgumuz birçoklarımıza rahat bir nefes verdirecektir.

Eğer ruh ağı tutan bir kelepçe, bir yüzük ise ölmüş ve necromancy ile dirilmiş kişilerin bu durumda ağı bükmeleri zorlaşıyor. Hatta sadece yaratılış efsunu kullanabilmeleri gerekiyor. Ama tüm bu tezlerin dayandığı nokta bu sonucu göstersede hepsini yıkan büyük bir etmen var.

Harkontilin en yüksek koltuğunun sahibi Yüce üstad Siriathın çırağı Kara Necromancer Nadar.

Bu kişinin tüm araştırmalarımıza göre şu anda bir büyücü olması ve büyülerini okuyabilmesi mümkün değil. Belki yaşarken sahip olduğu yüzük öyle kuvvetliydi ki ruhu ayrıldıktan sonrada  yüzüğün bir yansıması belki bir fosili? Kaldı ve onun ağı bükmesine yardım ediyor. Ama buda kendi biraz yüksek çemberlere çıktığında fosil yüzüğün dağılması anlamına gelir.

 

Tüm bu kanıtlar geriye sadece bir şeyi bırakıyor. Yüce Meclisin canla başla aradığı başlarındaki sorcerer Nadar’dır.  Kendisinin zaten büyüsel gelişmeleri kısmen yavaşlatmak ve bazı alanlarda durdurmakta ki amansız isteği bunu biraz daha pekiştirir. Kendisinin nasıl bu zamana kadar fark edilmeden saklandığı bir sır olarak kalırken anlının ortasındaki taşın ona bu konuda özel bir koruma yetisi sağladığı düşünülüyor. Ve büyük bir gizem daha Yüce üstad Siriath bunu elbette biliyordu, fakat nasıl bir sorcerer’ı eğitti? Ve bize bıraktığı tek çırağı sorcerer olan oldu?

 

Bunlar araştırılması gereken sorular tıpkı daha emek isteyen binlerce öteki sorularımız gibi. Fakat artık zor zamanlardayız ve bir dahaki karara kadar SIAM ın yeni sayısı çıkmayacak.

 

Son olarak demek istiyoruz ki: Biz ağ bükücüleri, Evet! Artık büyücü ve rahip diye ayırmadan hepimizin bir olduğunu, hepimizin aynı “büyük babanın” saçtığı enerjiyi büktüğünü ve yöntemlerimizin farklı olmasının çokta bir şey ifade etmediğini gösteren bu terimi kullanıyoruz. Hepimiz birer ağ bükücüyüz. Ve bizi yaratıp bize bırakan babamız aşkına lütfen sağduyu gösterin.

 

Barışa giden yok bilgelikle değil de kılıçla olursa o barışın gölgesinde kanlardan elbet birileri tekrar savaşı doğuracaktır.

 

 

“Size konuşuyorum(Sizi duyuyorum, Sizi görüyorum)”

 

 

 

Yazımda artık değiştirme yapamayacağımız için şimdiden önceki sayfalarımızda vermiş olabileceğimiz yanlış bilgilerden ve ithamlardan dolayı özür dileriz.

Yüce üstad Siriathın çırağı Kara Necromancer Nadar ın şehrimize ve SIAMın yazarlarına gönderdiği mektup…

 

 

Bu vakte kadar hiç kendimi bir iftiraya cevap vermek, dolayısıyla hakkımda bir şeyler ifşa etmek zorunluluğunda kalmamıştım.

 

Öncelikle Yaratılış efsunu kullanmanın veya kullananların küçük görülmesi yanlıştır! Keza beni böyle bir kullanıcı olarak yaftaladıktan sonra ismimdeki lakap ve hükümleri unutmanız saygısızlığınızın yanında, Kadim Yüce üstadım Siriath’ın bizzat kurdurduğu Harkontil’in tüm haşmetine ilan ettiğiniz ithamın, üzerinizde yarattığı telaşın ve beklide kaygısızlığının göstergesidir.

Açıkça Barış çağrınızı takdir ederken merak etmeden duramıyorum. Bu büyük yükü üzerinize alarak işler istediğiniz gibi gitmediği takdirde karşı tarafa geçeceğinizi belirtmişsiniz. Fakat bunun sonunda 2 tarafta sizi en büyük ve en yakın tehdit olarak görüp yok etmek isteyebilir bununla nasıl baş edeceksiniz?

Ve tabi yüzlerce senelik hayatımda gerçekten en çok ilgimi çeken cümleyi sarf ettiniz. Gerçekten yapacağınız büyüyü ve sonucunda ben dışında her kullanıcıya yasaklanan okulumu nasıl bana erişilmez kılacağınızı merak ediyorum.

 

Ben Yaratılış efsunu kullanmıyorum ama haklısınız ruhsuz biri bunu yapamaz. Fakat benim ruhum var ve sivri dilli araştırmalarınız huzursuz kemiklerimi daha fazla titretirse bende sizin ruhlarınızı titretmeye başlayacağım. O yüzden bunu sizi koruma çabam olarak anlayın.

Rit ruhumun gitmesine engel olurken beni saf büyü gücü ile adeta kutsuyor fakat büyü kullanıcılığıma devam etmek için naçizane ruhumu sürekli olabildiğince yakınımda taşımam gerekiyor. Bazı şarlatanların göğsümden sızan soluk ışıkla ilgili uydurdukları sakladığım ruhları yemek için yanımda taşıdığım söylentisinin bununla alakası yoktur.

 

Harkontilde ki sorcerer ile ilgili söylentiler asılsız değildir. Varlığına eminiz fakat şu an bulamıyoruz. En yakın zamanda bulunup elimine edilecektir. Yardımlarınızı beklemeyiz.

 

Ayrıca yazınızı acıyarak okudum ki, büyücülerde bile böylesine bir merhamet ve sağduyu olabiliyorken inançlılarda olmaması bana ayrıca ironik geliyor.