The Law

 

Şehir senatosu yasanın sosyallikle karşılaştığı kurumdur. Yasa katıksız, yorumsuzdur. Suç ise farklıdır. Suç-Suçlu-Yasa-Yargıç-Ceza diye içinden çıkılamaz bir dengeler bütünü oluşturur. Her hırsızlık aynı mıdır? Kimden hangi şartlartda hırsızlık yapıldığı cezayı hafifletir mi? Daha önce bir yargıcın verdiği hüküm ileriki vakitte çok benzer bir vakkada aynı mı olmalıdır?

Bu tarz soruların kesin cevapları yoktur. Olmir bunun olmasını istememiştir. Her suça kesin ve belirli ceza koyan sistem, en sonunda kendini çökertmek yada mezhepleşmek ile mükelleftir. Yasanın insanlar buluştuğu yerde iki görev büyük sorumluluk taşır. Yargıçlar ve Senatörler.

Olmir düzeninde eğer bir suç işlediğiniz düşünülerek alıkoyulursanız, şüphelenilen durumun aksi kanıtlanana kadar yasa ve koruyucuları ile işbirliği yapmalısınız. Eğer sadece zan altında iseniz durum kısa süre içerisinde anlaşılacak ve bulunduğunuz şehir karakolu yada geçici karargahtan çıkabileceksiniz. Aksi durumda ise eğer suça karıştığınız kanıtlanır yada buna dair kuvvetli bulgular edinilirse size ve işlediğiniz suça ilişkin bir belge hazırlanacak ve yüksek mahkeme kurumundaki yargıçlara verilecektir. Bu noktadan sonra artık siz normal bir şehir vatandaşı değil bir sanık olmuşsunuzdur. Yargılanma tarihinize kadar özgürlükleriniz güvenlik sebeplerinden ötürü kısıtlanacaktır.

Karakolda geçirdiğiniz ve sizin ilk elden mahkemeye çıkıp çıkmayacağınızı belirleyecek olan süreç önce sözlü beyan şeklinde daha sonra da bir karakol yargıcı tarafından sorgulanmak olacaktır. Bu süreç içerisinde sorgulanma istek dışında yapılamaz. Kişi savunma yargıcını talep edip direk yüksek mahkemeye çıkmayı talep edebilir. Bu süre zarfında kendisi, sorgulanmış ve suçlu bulunduğundan dolayı mahkemeye çıkmak için bekleyen bir sanık ile aynı muameleyi görür.

 

Yargı günü geldiğinde sanık karakoldan eskortlu bir şekilde çıkarılır ve yüksek mahkeme salonuna götürülür. Bu süreç genellikle gizlenmez saklanmaz. Şehrin içinde bulunduğu hal ve durumlara göre sanık binek yada zırhlı vagonlar ilede götürülebilir fakat bu uygun görülmez. Sebebi açıkça 4.bölümün ilgili 29’uncu bendinde belirtilmiştir. Bir sanığın karakolundan mahkeme salonuna kadar güvenliğini sağlamak yasanın ve koruyucularının görevidir. Eğer bu süreci hakkıyla yerine getirebilecek şartlardan yoksun isen, yargın mahkeme salonundan dışarı çıkamamış sadece kapalı kapılar arkasında kalmış ise o yargıyı vermekte, o cezayı uygulamakta kişilerin hakkı olmaktan çıkar. Sanığın can güvenliği bu yolculukta korunmalıdır, mal güvenliği ise işlemler tamamlanana kadar sağlanmalıdır. İşleyişin bu şekilde olması aynı zamanda halk adınada büyük önem teşkil eder. Halk yasa ve sonuçlarından haberdar olmalıdır. Bilgilenmek konusunda tüm hak ve özgürlüklere sahiplerdir. Her birey bir yargıca yasa konusunda danışabilir, mahkeme binasına gidip yasayı okuyabilir. Yasa ve yaptırımlarının bilinmesi yasaya uyulmasını teşvik edecek gerekirse ibretlik örnekler yaratacaktır. Bu sebeptendir ki sanıkların mahkeme binasına yürüyüşleri halka açık ve güvenli olmalıdır. Eğer yargı sonucunu söylemeden sert ve gizli bir şekilde hükmünü verirse bu korku ve eziyete mahal verir. Adil yargı tiranlık ile sağlanan düzenden kaçınmalıdır.

 

Yüksek mahkemeye girildikten sonra sanık kendine rahatlamak ve hazırlanmak için özel alan isteyebilir. Bu 1 saatlik vakitte kendisi güvenli bir odada kendisine atanan savunma yargıcı ile konuşabilir, yanlış anlamaları ortadan kaldırabilir veya tövbe edebilir. Tövbe etmesi durumunda kendisini gerek sözlü olarak gerekse Yüce Olmirin huzurunda ispatlamalıdır. Bu durum genede onu hükümsüz kılmaz fakat cezasını iyi hal sebebi ile zayıflatabilir. Kendi özel savunma diplomatına sahip kişiler bu bir saatlik özel süre içerisinde yanlarında bir refakatçi bulundurmak zorundadırlar. Bir sanığın suçlarının savunulması yada delillerin bilinçli olarak saklanmaya çalışılması suça işbirlik olarak görülmekte ve bu durumda özel savunma diplomatınıda zan altında bırakmaktadır.

Olmir Yüksek mahkemesi kürsüsünde ortada bir başyargıç vardır. Sağında bir yüksek yargıç, solunda ise bir ceza yargıcı vardır. Davanın karmaşıklığına göre sol taraftaki yüksek yargıçların sayısı artabilir. Karşılarında ise sanığın bulunduğu kürsü yer almaktadır. Sanığın sol tarafında savunmanın bulunduğu bölüm vardır. Sağ tarafta yargıç ve sanıkların arasında görgü tanıklarının gelebileceği bir bölüm bulunur. Mahkelemenin etrafını çevreleyen merdivenlerde ise senatörler bulunabilir fakat söz hakları yoktur.

 

Yüksek rahiplerin amacı suçu araştırmak, sanığı sorgulamak ve ek delillerin bulunması için soruşturma izinleri vermek ile yükümlüdür. İsterse bu deliller bulunana kadar mahkemeyi erteleyebilir. Yüksek yargıçların karşısına çıkıldıktan sonra sorgulanmadan önce Olmir yasalarının adaleti ve şehrin insanlarının refahı adına doğruyu söyleceğine dair sanığın şerefi üzerine yemin etmesi gerekmektedir. Bu yemin edilip sorgu başlandıktan sonra sanık artık sadece mahkemeye çıkmasına sebep olan suçtan sorumlu değildir. Sorgu sürdüğü sürece suç siciline dair gerçekler ortaya çıkabilir. Konu ile bağlantılı olduğunu düşünüyor ise yüksek yargıç farklı olaylara ait sorularda yöneltebilir.

Ceza yargıcı ise bu işlenen suçlara uygulanabilecek cezalardan sorumludur. Bir suça, sanığın hal ve davranışına göre, işbirliği oranında eşdeğer ama birbirinden farklı cezalar verilebilir. Cezanın varlığının amacı elbette suçu caydırmaktır fakat uygulanmasının amacı ise adalettir. Adalet ne kadar gaddar olursa öğreticilikten uzak fakar caydırıcılığa bir okadar yakındır. Genellikle can kastı edilmediği ve tehlikeli olmadığı düşünülen sanıklar için para cezası yada zorunlu şehir hizmetleri cezası uygun görülür. Bir ağır hali ise hapis ve zorunlu ağır iş cezalarıdır. Bu cezaların amacı kişinin kanunu ihlal ederek şehre ve insanlarına verdiği zararı başka bir yerden onararak yargının koruyucularına destekte bulunmasıdır. Bu iş ve hizmet cezaları çok faydalı olup kişiyi hem sosyallikten alı koymazken hemde üretebilmesini ve kendi kendini muakeme edebilmesi için gereken zamanı sağlar.

Yüksek yargıç sorgusunu yapıp delilleri sunduktan, savunmaya karşılık verip savunmayı geri çektikten sonra ceza yargıcı ise bu suça verilen cezalar ile ilgili açıklamaları yapar. Burada savunmanın değil ama sanığın son bir beyan hakkı vardır. Bu beyandan sonra ise baş yargıç son hükmü verir ve mahkeme sonlanır.

Yargı sırasında yüksek yargıçlar istedikleri an sanığı veya savunmada bulunan kişiyi susturabilirler. İstendiği vakit -eğer gerekli görülürse- efsun kullanabilirler. Tüm bunlara rağmen sanık  delillerden yetersiz bulunabilir, içerisinde bulunduğu durum fazlasıyla kişi, olay yada öğe içeriyor olabilir. Yüksek yargıçlardan çıkan karar oy birliği ile olmalıdır. Oy fazlasıyla sonuçlanan yargıların hükmü verilmeden önce sanık yada savunma yargıyı asılsız kılmak adına senatoya başvurulmasını talep edebilir. Bu gibi durumlarda oy birliğini bozen yüksek yargıç bu fikri onaylamalı ve dava senatörlerden gelecek yorumlara göre ileri bir tarihte son hüküm için tekrar toplanmalıdır.

 

Senatörler yargının önemli kısmını oluşturur. Onlar şehri temsil ederler. Bir senatör olmak için uzun süren dini eğitimin üzerine diplomatik ve yönetimsel doktorini alacakları Gymnasium’a kaydolmaları gerekmektedir. Gymnasium’a girmek için iki farklı sınav vardır. Birincisi giriş sınavıdır. Bu ağır sınavı geçebilenler kaydolmaya hak kazanır fakat böylesine yüksek bir eğitim kurumu, kalitesinin hakkını verebilmek için pahalı bir ücretlendirme uygulamaktadır. İkinci sınav ise burs sınavıdır. Giriş sınavına göre daha detaycı sorular içermektedir. Bu sınavın kazanılması halinde şehir nüfus yöneticileri sizin hakkınızda mal varlığı soruşturmasına başlar ve eğitim için gerekli düzeyde geliriniz olmadığı kanıtlanır ise size yeterli oranda burs verilir. Bu sınavın diğer bir avantajı daha vardır. Burs amaçlı değil makam yükseltme amaçlı girilir ise ilk konsül atlamış olurlar. Olmir senatosunda büyük şehir konsülü hariç 4 meclis vardır.

  • Aerion
  • Judictum
  • Corvulli
  • Mollidum

Büyük şehir meclisinde şehir de yaşayan nüfüsa göre her bin kişi için bir tane senatör bulunmak zorundadır. Buna ek olarak sadece şehir meclisine özel 12 de yargı mensubu vardır. Bunlar yargıç yada şövalye olabilir ama içlerinde en az bir kıdemli rahip ve bir de kumandan olmak zorundadır. Senatoda genellikle şehir düzenlemesi ve gelişen güncel olaylar ile ilgili yönetimsel kararlar alınır. Yargı mensupları meclis içerisinde gerçekleşen ahlaki konuların yasa ile karşı karşıya gelmesi durumunda kilit rol oynarlar.  Büyük şehir meclisine şehrin tüm kıdemine bakılmaksızın şehrin tüm senatörleri katılır fakat katılım zorunlu değildir. Vergiler, çalışma saatleri, vatandaş hakları, huzur bozucu genel vakalar, şehir bölgelerinin belirlenmesi, dış ticaret yada şehrin verimi gibi konular büyük şehir meclisinin tartışma konularına örnek olarak verilebilir.