TOMA

TOMA kalesi 565 senesinde kurulmuş, hem büyücülük okulu hem de kutsal mabed sayılan tek yerdir. Hiçbir zaman ağır savaşlar için hazır ordusu veya kuşatmalar için gizli rezervleri olmasa da bu kale Conjurer büyü ailesi Tenebrith ve Illumien dini için önemli bir merkezdir. Kale şifa amaçlı olarak kurulmuştur ve bir çok farklı yöntem geliştirilmiştir. Vaktin tehlikeli ve bilinen yöntemler ile başa çıkılamayan hastalıklarından olan elf humması’na kısa sürede deva bulmuşlardır. Tenebrith ailesinin büyüsel bilgileri sayesinde şifanın sadece ilahi değil mistik yanları da incelenmiş ve her ne kadar toplumda denenmemiş olsa da büyücülerin ve rahiplerin ortak ürünü olan çeşitli şifa türleri ortaya çıkarılmıştır. Salgın hastalıklar, ölmeyenler, meşum çürümeler, lanetler ve her türlü büyüsel hastalıkla ilgilenmişlerdir. Ölmeyenler ile ilgili çalışmalarından en bilineni ise bu ruhsuz varlıkları hayata geri döndürme vaadi ile korkutup yok etmektir. Ayrıca Şifa ve Büyü bölümlerinin yanı sıra askeri kısımda rahiplerinde çalıştığı bir haberleşme ağı vardır. Burada bazı savaş esirleri sorgulanır ve önemli her türlü bilgi Vilatrin-Thekadris arasında iletilir.

Kalede Sorgu bölümünde çalışan kişiler diğer illumiencilere biraz yabancı bir inanış ve uygulayış geliştirmişlerdir. Onlar için bedensel acı ve üzüntüler ufak, önemsiz bir yerdedir. Önemli olan ruhun birliği ve sağlığıdır. Bu yüzden esaret altında tuttukları ve sorguladıkları birçok suçluyu kendi yöntemlerince iyiliğe ve adalete döndürmüşlerdir. Özellikle çok uygun görülmese de Fin Valas uyguladıkları bilinir.

 

620 li senelerde  Bloodstorm başladığında  kale araştırmalarına kapalı olarak devam etmek zorunda kalmıştır. Tenebrith ailesinin araştırmaları çok verimli fakat karşılığı neredeyse sıfır denecek kadar azdı. Aile para kazanmak istiyordu ve TOMA rahipleri buna karşı çıkıyordu. Rahipler onların mistik gizemlerini paylaşmayacakları gibi onlarında kendi şifasını para için başkalarına satmasına karşıydı. Yavaşça borçlanmaya başlayan büyücü ailesi bir süre sonra tamamen İllumien malı haline gelmişti. Şiddetlenen savaş yüzünden bir çok ham maddenin ve egzotik gerecin değeri çok artmıştı. Aile dağ eteklerindeki ve etrafındaki zengin bitki örtüsünden yararlanıp bir çok iksir malzemesi topladı. Kiliseye olan borçlarını kapatmak istiyorlardı ve bunun için oradaki görevli baş rahibinde iznini alarak bir proje başlattılar. PEGA III olarak bilinen bu proje rahiplerin daha önce çokça denediği bir amaca hizmet edecekti.

 

İksir Bloodstorm savaşının bitmesini garantiler nitelikteydi. Gerçi Thevallion safları birinci cephede kazanıyordu fakat ikinci ve üçüncü cephelerde oldukça kayıp vardı. Vilatrin ise ikinci cephenin hemen arkasında idi. Eğer Arkallian burada durdurulamaz ise barış için başka şans yoktu.  Bu iksirin önceki versiyonları rahipler tarafından bizzat celestial yardım alınarak yapılmıştır, formülleri gizli olsa da içlerinde meleklere ait bir takım esanslar olduğu bilinmektedir. Fakat bu iksirler orduya dağıtılabilecek kadar çok sayıda üretilemeyip aynı zamanda etkileri de, hazırlanması için gerekilen fedakarlık düşünüldüğünde çok kısıtlıdır. Tenebrith ailesi tüm simya ve büyüsel bilgisini kullanarak bir yandan rahiplerinde kutsamasını alarak PEGA III ü üretti. Bu iksir kişiyi bir goliath kadar büyütebiliyordu, dayanıklı ve kuvvetli askerler yetiştirilebilirdi fakat iksir dengesizdi. Deneklerin bir çoğu değiştikten sonra eski zihin kabiliyetlerinin ancak yarısını kullanabiliyor, şiddete ve korkaklığa eğilimleri artıyordu, paladinlerin ve rahiplerin kullanması için çok fazla yan etkisi vardı.

 

 

Zaman ilerlerken Thevallion güçlerinin birinci cepheyi kaybettiğini öğrenen TOMA projelerine büyük bir ağırlık verir, artık kendileri de güvende değillerdir. PEGA IV Tenebrith ailesinin birkaç genç üyesinin sonunu getirmiştir. İksir içen kişileri belli bir metanetin altında ise acı bir şekilde öldürüyordu, hayatta kalanların iste fiziksel görünüşlerinde geri dönüştürülemez hasarlar oluşuyordu. Tenebrith ailesi rahiplere yalvararak Meleklerden tekrar yardım istemelerini söylemiştir.  Çağırılan bir melek konseyi ile konu enine boyuna konuşulduktan sonra böyle bir yardımın yapılabileceğine karar veren melekler TOMA kalesine bir kadeh göndermişlerdir. Rahipler bu sefer simyanında yardımıyla PEGA V i yapmışlardır

 

Bu silah asla kullanılamamıştır çünkü harcanan kaynaklar ve güvenlik hattının kırılmasından ötürü TOMA çok savunmasızdır. Bir Arkalliancı bu açıklığı ve önemsenmeyen bu kaleyi fark edip toplayabildiği ufak bir ordu ile kaleyi kuşatmış ve kısa bir sürede pes ettirmiştir. Vilatrinden yola çıkan SunSpear birlikleri yolda Thevallion desteği ile birleşerek ikinci cephenin yok oluşunu getirmiş ve birçok Arkalliancı esir almıştır fakat TOMA ya zamanında yetişememiştir. Kumandan Belzec(askeri kayıtları yok) TOMA’daki teslim olan herkesi öldürtmüş ve sakladıkları iksir PEGA V i rahiplerin bütün uyarılarına rağmen içmiştir. Anlatılana göre vücudu parçalanırcasına bağırmış ve asla kapanmayacak yaraları ortaya çıkmış. Daha sonra destek birlikleri yaklaşıp ufak ordunun işini bitiremeden ortadan kaybolmuştur. SunSpear TOMA yı bulduğunda yakılmış ve yıkılmış bir katliam yeridir. Değerli olan her şey alınmış ve alınmayan ama din müritlerince değerli olan bir çok doküman yakılıp kirletilmiştir. Bir çok rahibeye tecavüz edildiğine dair idda vardır. Thevallion destek birliklerinin ve Başkent koruma ordusu Sunspearın TOMA ya ilerleyişi ikinci cephenin galibiyeti ile sonuçlansa da ayrılan birlikler yüzünden üçüncü ve birinci cephede bir çok thevallion müridi esir düştü.