Hükmeden ve hükmedilen.
Birkaç yüz yıl önce güç amacıyla kullanılmak istenen bu iblisler zamanla amaçlarının getirileri sebebiyle kontrolden çıkmış hatta onları kullananlara hükmederek geçişlerini hızlandırmak için 3 kapı daha açtırmışlardır. Peki demonologism ne işe yarar ve amacı nedir?
Bir demonologist gelmiş iblisleri emri altına alabilir ve iblislerin yansımalarını çağırabilir. Aslında usta bir demonologist kendisinden güçsüz iblislere karşı kuvvetli bir kontrol sağlayabiliyor olsa da çağırılan varlıklar çok zihin çelici olduğu için iblis üstadının hata yapmasını beklerler, onu hataya sürüklerler. İblislerin güç ile pek bir problemleri yoktur ucu açık teklifler verirler her şeyi vaat ederler ama uymayabilirler bu unutulmamalıdır. İnsani yöntemlerle asla gerçek anlamda korkutulamaz ya da ikna edilemezler ama nedense hep bir işbirliği teklifleri varmış gibi görünür. Çok zekidirler ama varlıklarının tohumunda kıyamet olduğu için zekaları çoğu konuda işlevsizdir.
Demonology genellikle kötü sonuçlandığı için kullanılmaması önemle öğütlenir ayrıca iyilik taraftarlarınca cezalandırılır. Aklı başında hiç kimse bu sanata kendini veremez, vermiş ise aklını yitirme eşiğine gelmiştir. Ama tüm bu deliliğin içerisinde bir mantık vardır ve kendilerince bu mantığı açıklayabilmişlerdir.
Libra de Daemon adlı örgüt adını inançlarının birçok öğesini barındıran meşum bir kitaptan alır. Örgüt gerçektende dünyanın abyss tarafından işgal edilmesini ve sırasında popülâsyonun çok yüksek bir kesiminin ölmesini de planlamaktadır. Diğer demonic örgütlere göre çok güçlüdürler ve bünyelerinde diğerlerini barındırmazlar. Sayıları, kaynakları ve destekleyenleri çok fazla olup yüksek diplomatik mercilerden bağlantıları olduğu da bilinir. Genelde ritüelleri ve işledikleri suçlar damga vuracak niteliktedir, asla yapılan şeyleri üstlenmezler ama genelde onlar tarafından yapıldığı rahatça anlaşılabilir.
Yok oluşu isteyen bu insanlar her nasılsa amaçlarında bir takım ululuk görmektedirler. Kendilerini Mesih veya Mesih yardımcıları olarak görürler. Savundukları çarpık düşünceler ise şöyle özetlenebilir:
-Bütün insanlık çarpıktır ve zamanında Avol-Rasilin bizzat kendisi tarafından dışlanarak reddedilmiştir. -Elfler nihai amaçlarını yerine getiremeyip babalarını koruyamadıkları ve insanları eğitemedikleri için insanlardan daha suçludurlar.
-Lanetlerini görünmez kılmak için sahte ve güçsüz tanrılar insanlara ibadet karşılığı sınırlı güç bahşetmektedir, böylece insanlar değersiz olduklarını hatırlamaz ve önemli işler için yaratıldıklarını sanırlar.
-Kadim abyss kaosun düzen aldığı yerdir ve varoluşun bize gönderdiği işarettir.
-Bizler, lanetliler yok edilmeliyiz ve belki ancak o zaman çarpık varlığımızı kaosu güçlendirerek anlamlı kılabiliriz.
-Kadim karanlık yollardan korkanların hala dönmek için bir şansı vardır, ama ona karşı savaşanların kaosa katılmaktan başka çareleri yoktur.
-Eğer ki lanetli varlıkların hepsi ortadan kaldırılırsa kaos Mesihleri ve yardımcılarını cömertçe ödüllendirecek ve lanetlerini silerek yeni bir diyarda ilkler olma ayrıcalığını tanıyacaktır.
-Kadim Abyssin yöntemleri önemsizdir sonucu her zaman bakidir.
-Yok oluşun çalışma prensibini anlamamak bir mazeret değildir, insanlarının gözlerini bağlamak için üretilen adalet, iyilik ve düzen olguları onları kesin sondan kurtaramayacaktır.
-Yok oluştan ne toprak ne beden nede ruh kurtulabilecektir, hepsi kadim Abysse karışacaktır.
Bir diğer örgüt Narej-ksah ise gerçekten bu sapkın mantıktan bile nasibini almamış kara öğreti üstadları ile doludur. Orada sadece iblis üstadları yoktur, iblis lordlarına inanan ya da korkudan köle olan herkes vardır. Kesin bir planı ya da amacı yoktur yalnızca daha çok zarar ve ziyan vermek için işler yaparken ihtiyaçları olan materyalleri toplamayı unutmazlar. Bir süre Siriath’ın mühürlerinin peşine düştükleri bilinir. Birçok gizli toplanma mekanları olduğu biliniyor. Müritlerinin çoğu birbirini tanımıyor ya da sevmiyor. Daha çok büyük yıkımlardansa ufak ama sembolik önem taşıyan saldırılar yaptıkları için planları önceden tahmin edilebiliyor ve durdurulabiliyor. Başka bir açıdan bakılırsa da gerçekten sapkın oldukları için ne yapacaklarını kestirmek mümkün olmadığı için kim bilir onlar yüzünden olmuş ve engellenememiş kaç tane vaka vardır. Libre de Daemonun aksine kendilerine katılmaya gelen çoğu kişiye kucak açmazlar. İyilik saflarından dönüpte taraflarına geçenlere ise ağza alınmayacak işkenceler yaptıkları bilinir. Yaptıkları şeyleri kendilerine mal etmeyi severler genelde işaretler bırakırlar, genellikle kemik tozu ya da sarı birkaç parça cam. Aslında bazen sadece biraz kızıl kumda işi görebiliyor.
Örgütlerin taptığı şey genel olarak bazı iblis prensleri olsa da Libre de Daemon Abyssin kendisine tapmakla gene ön plana çıkıyor. Abyss nedir?
Abyss karmaşık bir plane örgüsüdür Avol-Rasilde görebiliceğiniz her çeşit iklime ve doğal şarta sahip olabilir bazı yerlerde toprak verimlidir, ama onun dışında gerçekten akıl alınmayacak ortamları ve koşulları vardır. Bizlerin bir bölge diye adlandırabileceği büyüklükteki diyarlardan oluşur. Uç örnekler olarak yeriyle göğüyle tamamen bir yaratığın ağzının içi ve sonsuz dişlerinden oluşan bir diyar ya da kaynayan balçıktan oluşan okyanuslar üzerinde zehirli hava bulutlarının yarattığı fırtınalar diyarı. Gerçekten iblis ırkı dışında yaşanabilmesi/hayatta kalınabilmesi çok zor olan bir boyuttur. Abyss güç ile yönetilir şehirler olmasa belli başlı bazı büyük kaleler bilinir ve prensler diyarları yönetir. Onlar buna “katlara hükmetmek” diyor. Bir prensin birden çok katı olabilir ya da bir katta birkaç prens uzak noktalarda yerleşebilir.
Yanlış bilinenin aksine abyssin bir hükümdarı ya da lordu yoktur orada herkes prenstir. Diğerlerinden çok daha güçlüler vardır ama tam hakimiyet için yetersizdir. Abyss’teki her iblis farklı davransa da hepsinin ortak bir amacı vardır başka diyarları işgal edip yaşam çalmak. Bazen ise dinlerler. Dinledikleri şey her ne ise o ses tüm iblislerce duyulur hatta bazı din taraflarınca Siriath’ın fısıltıları da buna benzetilir. Aslında varlıksal karmaşalar sona ulaşınca herkesin içi rahatlıyor. Sonuçta büyücüler siriatha inanıyor ama aslında kim olduğu hakkında pek bir bilgileri yok ve bunu aynen Thevallion ya da İllumien’e de vurabilirsiniz. Hatta kim inandığı tanrının gerçekten ismini ya da cismini biliyor ki? Yani gerçekten bilmek varsayımlardan kimin yazdığı unutulan kutsal kitaplardan bakarak değil.
Biz biliyoruz…
Diğer tüm dinler sönük birer yıldızken the patient one adlı bir inanışın ilk Mesihleri dünya da onun sesini duydu. Aynı diğer dinlerin inananları gibi çaresiz, güçsüz ve cahildiler. 71 senesinde Mesihler kuvvetlerinin kaynağını bizzat hissetti ve duydular. Sonrasında 99a kadar devam etti. Ve sonra kesildi unutuldu…
Gücümüzün kanıtı, gücünün kanıtı ortada. Bir daha hata yapılmayacak!
Vhet nak Vheter!
Wolaknish’Baek
Noxr priest of the Lawless Darkness