Yargıç tanrı Vux eski ve unutulmuş bir tanrıdır. Yargısı tartışılmaz ve katıdır. Düzen her şart ve koşulda sağlanmalıdır. Düzeni bozanlar kademeli şekilde, imtiyaz sağlanmadan cezalandırılmalıdır. Bu düzen barışı getirecektir, huzur ve saadet sadece barışın kolları altında olabilir. Refah sadece barış ile herkese mal edilebilir. Bu idealler katı olsa da ulvi bir hedef içindi fakat idealizmi bir noktada faşizme dönmüştü, diğer tanrıları yanlış mesaj vermek ve düzeni bozmakla suçladı. Sürgün edildiği yada Rasili terkettiği söylenir. Granit yumruk, Tanrıların yargıcı, Gri Hüküm gibi lakapları vardır, hakkında bilinen şeyler diğer din bilginlerinin edindikleri bilgilerden gelir. Rasil üzerinde aktif inananı yoktur, ona ibadet etmek efsunsal bir güç vermez, hakkında tek söylenen bir gün geri geleceği ve yargısına muhtaç olunacağıdır.
Olmir bir paladindir, bir insandır. O ve yanındaki oniki diğer paladin kardeşi hayatlarının bir noktasında bir aydınlanma yaşamışlardır. Bu kişilerin bazıları zamanında Thevallion bazıları ise İllumien paladini iken aydınlanmalarından ve birlikte kurdukları bu ufak örgütten(White Cloaks) sonra White Raven adında bir inanış keşfetmişlerdir. Keşfettiklerini kendileri söyler çünkü bu inanış zaten olan bir yoldur, halka mal olmuş bir dine kıyasla çok havada kalan bu inanış biçiminin dine pek benzemedeği anlatılır. Daha çok erdemler ve yasalardan oluşan bir kurallar bütünüdür. Olmir adlı bu kişi yandaşlarıyla beraber bilgeliğin sırrını çözerler, tarihte ne iki büyük iyilik tanrısına değilde başka bir kaynağa ibadet edip ona rağmen paladin kalan kimse yoktur. Bu kişiler “düşüş”ü hiç yaşamadıkları için inanış biçimlerinde, dogmalarında, halkın günah olarak adlandırdığı davranışlardan mahrumdurlar.
Beyaz Kuzgun bazı eski Thevallion yazıtlarındada geçer, Thevallionun olgunlaşma ve paladinleşme sürecini anlatan, çok kabul görmemiş bu hikayede genç Thevallion erdem ve bilgeliğin basamaklarını tırmanırken karşısına bazı zorluklar çıkar. Pes etmek söz konusu değildir ama kaybolduğu yerden çıkması ve yolcuğuna devam etmesi için ona uzaktan yardım eden beyaz bir kuzgundan bahsedilir. Bu kuzgun hep uzakta kalmıştır ve bembeyaz tüylere sahip olmasının dışında belirtilen bir özelliğe sahip değildir. Asla Thevallion ile konuşmamıştır sadece belli bir doğrultuda uçmuştur, Thevallion ise onunla çok defa konuşmuş hatta bir süre sonra onunla konuşmaları kendi ile konuşmasına yerini bırakmıştır. Bazı Tildrat bilgeleri bunun bir tür rehber olduğunu ve tanrılar gibi yüce varlıkların bile kendi düzenleri içerisinde bir rehbere ihtiyaç duyabileceklerinden söz ederler.
Olmir ve yanındaki diğer paladinlerin bir öğreti yaymasına daha gerek olmadan sırf var olup varlıklarını sürdürmeleri bile başlı başına bir öğretidir. Paladinliğin asıl anlamının ve amacının ne olduğuna dair olan bu öğreti bazılarının kabul etmesi yada idrak etmesi için zor olabilir. Özelliklede kendini bu kutsaliyete yakın görenler için. White Cloaks hiç büyüyememiş ve hatta bir çok kardeşi tarafından hor bile görülmüştür. Paladinlikten düşmemeleri herkes için yeterli bir kanıt sayılmamaktaydı ama bu da değişti. Olmirin bizzat Thevallionun kılıcına sahip olduğu söyleniyordu. Bu kılıcın gerçekten maddesel bir boyutu olup olmadığı bilinmiyor, bilinen anlamı ise Thevallionun oğlu olduğudur. Thevallionun oğlu demek ise onun görüşlerini, ideallerini yani paladinliği daha ileriye taşıyacak, halkları aydınlığa çıkaracak, kendi yapamadığı herşeyi başarıp eğer hatası varsa da telafi edecek şey demek. Olmirin bu kılıca sahip olması onu tek başına neredeyse Thevallion kadar kudretli bir tanrı yapabilirdi. Olmir neler yapabileceğini gördü, kötülükleri def edebilir, lanetleri kaldırabilir hastalıkları dindirebilirdi. Güvenli şehirler ve içlerinde kötülük barındırmayan insanlar. Belki başta bazıları istemeyecekti, hatta kurulan bu düzeni ve zenginliği kıskanacak ona karşı olup onu çalmak isteyeceklerdi. Onlara karşı savaşılmalıydı, sonra da güveni tehdit edebilecek diğerleri bulunmalı ve sindirilmeliydi. Herkes ona ibadet ederse kimseden şüphelenilmesine gerek kalmazdı. Bazılarının isteyerek bazılarının zorla altında toplandığı tek bir gri bayrak, ve karşı çıkan herkesin ortadan kaldırıldığı bir dünya.
Olmir neler yapabileceğini gördü. O yüzden yapmadı. Olmir ve Vux’un benzerliği ve ayrılığı buradadır. İyilikle yola çıkılıp aslında nasıl kötüye dönüşüleceğini gördü. İyilik bir amaç değil araç olmalıydı, amaca giderken herzaman kullanılması gereken bir araç. Olmir’in dostlarına, kardeşlerine ihtiyacı vardı. Tanrılık mertebesine yükselirkende yanında birlikte aydınlandığı bu adamlar vardı. Onlar tanrı mıydı? Çok kudretli insanlar mıydı? Yoksa sadece ölümlerinin arkasında gizemli bir efsane değil de ulvi bir yaşam arayışı bırakan bilge kişilermiydi?
Olmir dininin paladinleri yoktur ve kutsal kitabı yasal anlamda Vux’un kitabına çok benzer. Rahipleri dua ederek efsunlar yapabilirler, Olmirin varlığına inanmayan bazı din bilginleri bu gücün Thevalliondan geldiğine inanır. Onlar için Olmir dini sadece büyük bir mezheptir. Olmir’e tam olarak ne olduğu, kılıcın gerçekten bu olaylara vesile olup olmadığı hala bilinmemektedir.
Olmir inancının başkenti Unum’dur. Dinin ilanı 706 dır. Popülasyonu çok yüksek değildir ve başka yerde kilisesi yoktur. Akaranın zengin toplarlarının olduğu bir bölümdedir. Daha önce görülmemiş ihtişamda bir şehirdir, güvenlik açısındanda tek rakibi Majdanek’tir. Vilatrin’den sonra Rasilin ikinci başkenti olmaya adaydır. İçeride yaşayan halk diğerlerine göre fazlasıyla entellektüeldir, bir çoğundanda zengindir. Unum’un yabancı misafirler için tek itici yanı pahalı bir şehir olmasıdır. Güvenlik, refah ve huzurun karşılığı olarak şehrin bir çok maddi ihtiyacı vardır. Bir çok şey normalinden pahalıdır, bu toplanan paralar bir nevi gizli bağıştır. Uzak topraklara yardım göndermek, yeni şehirler kurmak, büyük yollara karakollar yapmak gibi ilerleyişi hızlandırıcı amaçlarda kullanılacaktır.
Yasa din ve yönetim için çok önemlidir, kutsal kitap bir dua kitabından çok anayasaya benzer. Merhamet yeteri kadar sindirici cezalar ise ölçüsüyle vardır. İdam zor karar verilen fakat olan bir işlemdir. Genelde idam yerine müebbet işçilik gibi daha yapıcı ve yararlı cezalar verilir, eğer kişi hiç bir koşulda uzlaşmaya yanaşmıyorsa, rahiplerin dua ve terapileri işe yaramıyorsa ancak o zaman idam söz konusudur. Rahiplere yargıç denir, kiliselerde yarı mahkemedir. Vaaz saati, ibadet vakti yoktur. Bir takım yeminler biçiminde edilen dualar kişiye özeltir yada ordu marşı şeklindedir. Vaaz yerine akademi ve okullar vardır. Halk eğitim görebilir kendini geliştirebilir. Yargıçlar ve kilise çalışanlarıda genellikle günün diğer vakitlerinde titizce şehirde işlenen suçlarla ve genel yönetim sorunları ile ilgilenirler. Olmir dinine inanan bir yargıç diğer rahip ve rahibelere kıyasla az dua bilir. Zaman geçtikçe yeni duaların ekleneceği düşünülüyor.
Olmir dininin sembolünde bir terazi üzerinde duran sütunlar vardır. Bunlar köşelerde kısa ortaya doğru ise uzun şekilde sıralanmıştır ve oniki tanedirler. Dinin renkleri beyaz, siyah ve grinin farklı derlemelerinden oluşur ama genelde hep safir eşlik eder. Sembolde neden oniki tane sütun olduğu oldukça tartışılan bir konudur. Olmir’in kendini bu süreçte feda edip ideallerini yoldaşlarına bıraktığı teoriler arasındadır. Kulağa en hoş gelen ise bir baş yargıcın sözlerinden:
“Olmir’in oradaki terazi olduğudur. White Cloaks’ta iken baş olan bu paladin şimdi hepsinin altındadır ve onların ağırlıklarına göre oynar. Belki de korkusu onu öylesine egosuz yapmıştır ki en ufak bir kararı bile vermekten çekinmiştir. O süreci başlatacak girdabın içine hiç bir koşulda yakalanmamak için en altta olmuştur. Terazinin seçim hakkı yoktur, hile yapmaz kazancı yoktur sadece gösterir. Hangi tarafın ağır basacağına karar veren sensindir, hangi tarafı besleyeceğini seçen.”
Domains
- Vux: ???
- Olmir: Law, Protection, Knowledge, Balance, Inquisition, Community, Force, Exorcism